“Nermin Ülker’in ‘Gözün Kayıp Oyuğu’ sergisi, ev kavramının modern dünyadaki dönüşümünü boşluk ve heykel üzerinden sorguluyor. 28 Mart’a kadar Labirent Sanat’ta.”
Labirent Sanat, 21 Şubat – 28 Mart 2026 tarihleri arasında Nermin Ülker’in “Gözün Kayıp Oyuğu” başlıklı kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. Sanatçının son dönem üretimlerinden oluşan bu sergi, modernleşme sürecinde “ev” kavramının barınaktan çıkıp erişilemeyen bir arzu nesnesine dönüşmesini mekânsal ve ontolojik bir düzlemde tartışmaya açıyor.

Kadim zamanlarda evin merkezi olan ocak, topluluğun etrafında toplandığı, anlatıların aktarıldığı ve sürekliliğin kurulduğu kozmik bir odak olarak görülürdü. Modernleşmeyle birlikte bu merkez görünmez hale gelir; ateş teknik sistemlerin içine çekilir ve ev, kozmik bir bütün olmaktan çıkarak işlevsel bir konuta dönüşür. Böylece mekânın içsel bütünlüğü çözülürken, insanın dünyada varoluş biçimi de değişir. Ev artık yalnızca yaşanan bir yer değil; güvenlik, statü ve gelecek vaat eden bir arzu nesnesidir. Ancak bu arzu çoğu zaman ertelenir. Modern özne için yuvasızlık yalnızca mekânsal değil, aynı zamanda varoluşsal bir deneyimdir.

Ülker’in sergisi bu kaybın mekânsal karşılığını araştırıyor. Sergide yer alan içi boş, şeffaf ve katlanmış çelik konstrüksiyonlar, tanıdık mimari formları çağrıştırırken onların koruyucu niteliğini askıya alıyor. Heykeller kütleyle değil boşlukla tanımlanıyor; malzeme geri çekiliyor, yapı hafifliyor ve geçirgenleşiyor. Ortaya çıkan formlar, terk edilmiş hacimleri hatırlatıyor. İzleyici bu yapılarla karşılaştığında onları birer nesne olarak değil, bedensel bir deneyim alanı olarak algılıyor.

Sanatçının pratiği, doluluk üzerinden kurulan geleneksel heykel anlayışına karşı, yokluğun ve potansiyelin biçimlerini araştırıyor. Yapılar tamamlanmaya direnir; sınırlar çizer fakat kapanmaz. Bu durum, algının eksik formları zihinsel olarak tamamlama eğilimini tanımlayan Gestalt kuramını bilinçli biçimde askıya alır. İzleyici her seferinde boşlukla karşılaşır; bakış yerleşecek bir merkez bulamaz. “Gözün kayıp oyuğu” tam da bu askıda kalma hâlinin adı olur.
Sergi aynı zamanda evin düşlenen ve hatırlanan bir mekân olarak tanımlandığı düşünsel yaklaşımlarla diyalog kurar. Ancak burada ev, geçmişte kalan bir sığınak ya da gelecekte ulaşılacak bir hedef değil; modern öznenin arzusunu taşıyan fakat onu doyurmayan bir boşluk olarak belirir. Tanıdık olan geri döner, fakat artık yerleşilemez durumdadır.

Ülker’in heykelleri mimariyi üretmekten çok, mimarinin geri çekilişini sahneler. Barınma işlevi askıya alınır; geriye yalnızca bir eşik, bir geçiş alanı kalır. İzleyici sergi mekânında dolaşırken boşluğun yarattığı gerilimi bedeniyle deneyimler. Böylece mekân, yalnızca görülen değil, içinde hareket edilen, kaybolunan ve yeniden konumlanılan bir laboratuvara dönüşür.
“Gözün Kayıp Oyuğu”, modern dünyada evin bir arzu nesnesine dönüşmesiyle ortaya çıkan ontolojik yuvasızlığı görünür kılar. Boşluk burada bir eksiklik değil; algının, hafızanın ve arzunun etkinleştiği bir eşiktir. Sergi, izleyiciyi gördüğünü sandığı şeyden çok, nasıl gördüğünü fark etmeye davet eder.

Nermin Ülker’in sergisi, Sema Kaygusuz’un *Aramızdaki Ağaç* kitabında yer alan “Gözün Kayıp Oyuğu” başlıklı yazısından ilham alıyor. Kaygusuz’un metninde gözün kusurlu yapısını tamamlayanın zihin olduğu; ancak bu tamamlamanın etik bir sorumluluk taşıdığı vurgulanır. Görmek yalnızca fizyolojik bir edim değil, zihnin dünyayı kurma biçimine dair etik bir tercihtir. Ülker’in boşlukla tanımlanan heykelleri de tam bu noktada devreye girer. Bakışın yerleşemediği, zihnin tamamlamakta zorlandığı formlar aracılığıyla izleyiciyi kendi görme biçimiyle yüzleşmeye davet eder.
“Gözün Kayıp Oyuğu”, görmenin sınırında beliren bu etik eşiği deneyimlemeye çağırıyor. Sergi, 28 Mart 2026 tarihine kadar Labirent Sanat’ta ziyaret edilebilir.

Labirent Sanat
Çatma Mescit Mah. Tepebaşı Cad. No: 56 K: 2 34430, Beyoğlu
Ziyaret saatleri: Salı – Cumartesi: 11.00 – 19.00
Nermin Ülker:
1974 Karadeniz Ereğli doğumludur. Profesyonel iş hayatına 1992 yılında önce Ebe Hemşire olarak başlayıp, Ameliyathane Hemşiresi olarak devam etmiştir. 2012 yılında İstanbul ‘da Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Görsel Sanatlar Heykel Bölümünden daha sonra, Işık Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sanat Kuramı ve Eleştiri Programı’nda Yüksek Lisans programından mezun olmuştur. Aynı okulda heykel dersi vermektedir. Sanatçının, 3’ü kişisel olmak üzere 30’a yakın ulusal ve uluslararası karma sergiye katılmıştır. İstanbul Maslak Atatürk Oto Sanayi Sitesi’nde bulunan atölyesinde sanat çalışmalarına devam etmektedir.



