Sanat tarihi akademisyenliği, kapsamlı araştırmaları ve sanatın farklı alanlarına yönelik çalışmalarıyla tanınan Yiğit Aydın, Kronik Kitap Yayınevi tarafından yayımlanan “Baş Belaları ve Başyapıtları” adlı eserinde, sanatçıların yaşamlarını, üretim süreçlerini ve eserlerini sanat tarihi perspektifiyle yorumlar. Sanat eserlerini ortaya çıktıkları tarihsel dönem, kültürel çevre ve sanatçının kişisel dünyasıyla birlikte değerlendirir.
1980 yılında İstanbul Kadıköy’de doğan Yiğit Aydın, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nden mezun oldu. Akademik çalışmalarının yanı sıra çağdaş sanat alanındaki faaliyetleriyle sanat çevrelerinde önemli bir yer edinen Aydın, 2008 yılında RED Art İstanbul Sanat Galerisi’ni kurdu. Yurt içi ve yurt dışındaki müze, arşiv ve araştırma merkezlerinde gerçekleştirdiği çalışmalarla sanat tarihine yönelik incelemelerini sürdürdü. Kitabıyla, akademik birikimini farklı iletişim alanları aracılığıyla geniş okur ve izleyici kitleleriyle buluşturdu. Kitap, sanat tarihi öğrencileri, araştırmacılar, koleksiyonerler ve sanatseverler için önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşımaktadır.

Yiğit Aydın, ayrıca YouTube üzerinden yayımlanan “Eller Kadir Kıymet Bilmiyor” adlı sanat sohbeti programıyla sanat tarihini geniş kitlelerle buluşturuyor. Aydın’ın anlatımında akademik derinlik ile etkili ses sakin, akıcı diksiyon artikülasyonu hikâye anlatıcılığı birleşir. Sakin, akıcı anlatım dili; yer yer kullandığı ince ironi, zarif mizah ve özgün yorumlarla sanat tarihine canlı bir ifade kazandırır. Sanatçıların yaşamları, yalnızca tarihsel bilgiler çerçevesinde kalmadan insan psikolojisi, yaratıcı süreç ve dönemin kültürel atmosferiyle birlikte değerlendirilir.
Yiğit Aydın’ın sevdiği ve saygı duyduğu, İlber Ortaylı’ya ithaf ettiği ilk kitabı “Baş Belaları ve Başyapıtları”, sanat tarihine farklı bir bakış açısı kazandıran kapsamlı bir araştırma kitabıdır.
Yiğit Aydın’ın açıklamalarıyla, kitabın çıkış noktasını Kronik Kitap Yayınevi şu sözlerle özetliyor:
Sanat tarihinin en büyük dehaları aynı zamanda kendi dönemlerinin en büyük baş belaları olabilir mi?
Kusursuzluğun peşinden koşarken ruhlarını tutkulara, saplantılara ve deliliğe teslim eden sanatçıların gerçek yüzleriyle tanışmaya hazır mısınız? Uzun yıllar sanat tarihi üzerine dersler veren Yiğit Aydın, Baş Belaları ve Başyapıtları’nda sizi müzelerin parıltılı salonlarından çıkarıp, sanatçıların kaotik ve çalkantılı atölyelerine götürüyor.

Tarihin gördüğü en zeki fakat bir o kadar da istikrarsız insanlardan Leonardo da Vinci’nin bitmek bilmez merakına, huysuz dâhi Michelangelo’nun melekleri taştan azat edişine ve ustalarının yeteneklerini bir sünger gibi emen Raffaello’nun kısa ömrüne sığdırdıklarına tanıklık edeceksiniz.
Yiğit Aydın, kitap boyunca Hieronymus Bosch’un sürrealist kâbuslarından Rembrandt’ın zirveden iflasa ve kimsesizliğe uzanan trajik düşüşüne, Goya’nın karanlık resimlerinden Van Gogh’un yıldızlı gecelerinin ardındaki derin yalnızlığına, Salvador Dali’nin şatafatlı ve bir o kadar narsistik deliliğinden Frida Kahlo’nun ihanet ve fiziksel acılarla yoğrulmuş dirayetine; sanat tarihinin en özel ve özgün simalarının hayatlarına ışık tutuyor.
Baş Belaları ve Başyapıtları, ilahi bir yeteneğin ardında yatan insani zaafları, hırsları ve hezeyanları cesurca gözler önüne seriyor. Bu kitap; fırça darbelerinin ve yontulmuş mermerlerin ardındaki o “arızalı” ama büyüleyici ruhları keşfetmek isteyen okurlar için eşsiz bir rehber olacak.
Haber: Şebnem Sunar

