Cristina Branco: “Sesim benim arkadaşım, en güzel ve en kötü anlarda benimle…”

0

CRISTINA BRANCO RÖPORTAJI

Eleştirmenler tarafından tıpkı Amália Rodrigues’in bir şarkısının sözlerinde de olduğu gibi “Fado’yu yaşıyor ve Fado ile nefes alıyor” şeklinde övgüyle söz edilen Cristina Branco, Portekiz geleneksel müziğini hem kendi ülkesinin hem de dünyaca ünlü şairlerin sözleriyle buluşturarak Fado’ya yeni bir kapı açıyor.

Ünlü Hollandalı şair Slauerhoff’un ve Shakespeare’in birçok şiirini Fado ile  bir araya getiren Branco, Fado’dan çoğunlukla beklenen acı, hasret ve çaresizlik şarkıları yerine hayattan keyif alan şarkılara imza atıyor.Son yıllarda Portekiz müziğinde daha çağdaş tınılara yönelen Cristina Branco, 2016 yılında Menina, 2018 yılında Branco albümlerini müzikseverlerle buluşturdu.

Branco, alkali beslenme üzerine “RoadCook” isimli bir de kitap yayımladı.Yeni albümlerinden ve 20 yılı aşan müzikal yolculuğunun en sevilen şarkılarından oluşan bir repertuvarla İstanbullu hayranlarıyla buluşacak Cristina Branco, 20 Ekim’de Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda olacak. Biraz başa dönecek olursak, nasıl bir çocukluğunuz oldu? Müzik, ailenizin ve yaşamınızın bir parçası mıydı?

Cristina Branco: Evet, bir şekilde öyleydi! Evde birileri her zaman müzik dinliyordu. Büyükbabam morna severdi çünkü birkaç yıl Cabo Verde’de yaşamıştı. Annem bebekken ona eski, kreol ninniler söylermiş. Evimizde de müzik hep vardı. Zeca Afonso gibi Portekizli müzisyenleri, Brel ya da Barbara gibi Fransız şarkıcıları hatta Beatles’ı dinlerdik. Sonraları erkek kardeşim de çok fazla albüm almaya başladı. Paul Simon, Pink Floyd, Chico Buarque, Caetano Veloso gibi sanatçıların şarkılarını ayna karşısında saatlerce söylediğimi, şarkılara yeni yorumlar kattığımı anımsıyorum.

Şarkı söylemeyi bir kariyere dönüştüreceğinizi ilk olarak ne zaman anladınız? Aklınızda başka bir meslek var mıydı? Şarkı söylemeseydiniz, ne yapmak isterdiniz?

Cristina Branco: Müzik içimde o kadar büyük bir yer kaplıyordu ki bu bana çok doğal geliyordu. Yani içimden bir sanat formu olarak çıkacağını hatta diğer ruhlara dokunacağını hayal dahi edemezdim! Aslında gazetecilik okuyordum ve gazeteci olmam bekleniyordu, şarkı söyleyeceğime dair bir “çağrı” da yoktu pek. O çağrı sonradan geldi ama sesimle ilgili şüphelerim vardı. Sonra birden daha önce fark etmediğim ölçüde şarkı söyleme uygun bir sesim olduğunu anladım. Sesim benim için bir arkadaş gibiydi, yıllardır benimleydi, en güzel ve en kötü anlarda… Bana eşlik ediyordu ve ben o güne kadar onu hiç fark etmemiştim.

Peki, Fado tutkunuz nasıl başladı?

Cristina Branco: Büyükbabam Amalia Rodrigues’in “Rara e Inédita” LP’sini aldığında! O albümde Rodrigues Fado ya da o gelenekten şarkılar söylemiyordu ama sesi ve sesinin gücü benim merakımı çok cezbetmişti. Öyle ki takıntı haline getirip onun tüm albümlerini almıştım. Böylece de Fado ile tanışmış oldum. O gün bugündür bana en çok ilham veren Amalia’dır. Onun ardından yeni şeyler öğrenmek için zaman zaman eski sanatçılara dönüp bakmışımdır ama Amalia benzersizdir!

Kendinize örnek aldığınız isimler var mı? Kimleri beğenirsiniz?

Cristina Branco: Amalia Rodrigues, Billie Holiday, Elis Regina, Joni Mitchell, Nick Cave, Beatles, Chico Buarque, Caetano Veloso ve daha birçok isim sayabilirim.

Günlük hayatınızda neler dinliyorsunuz?

Cristina Branco: Şu sıralar caz dinliyorum ve yeni Brezilya şarkıları…

Sahneye çıkmadan önce rahatlamak için herhangi bir ritüeliniz var mı?

Cristina Branco: En az 1 saat kendimle ve ekip arkadaşlarımla yalnız kalmaya ihtiyaç duyuyorum. Sahnede tek vücut olabilmek için buna ihtiyaç duyuyorum.

RoadCook” isimli bir kitap yazdınız, bir alkali beslenme kitabı. Bu konuda bir kitap yazma fikri nasıl doğdu?

Cristina Branco: Yıllar boyunca maruz kaldığım alerjiler ve vokal rahatsızlıklar sonucunda yaşadığım kötü tecrübeler beni sağlıklı beslenmeye yönlendirdi. Aslında ışığı yakan doktorumdu. Ses tellerini korumak için suyun alkali olmalı demişti. Sudan yola çıkarak besinlerin de bir ph çizelgesi olduğunu ve her ürünün asidikten alkaliye geniş bir skalada konumlandırıldığını öğrendim.

İstanbul konseriniz öncesi nasıl hissediyorsunuz? Nasıl bir akşam bekliyor müzikseverleri?

Cristina Branco: Çok heyecanlıyım, tekrar geleceğim için de çok mutluyum! Konserimde kendimizle, insanlarla ilgili hikâyeler anlatıp güzel vakit geçireceğiz. Bu bizden biri de olabilir siz de olabilirsiniz. Ben aslında birbirimizden çok da farklı olmadığımızı anlamamızı istiyorum. Temelde içgüdülerimiz çok benzer… Duygularınızı harekete geçirecek birkaç beklenmedik sürpriz yapabilmek için enstrümanlar kullanıyoruz. Konserin genelinde Menina ve Branco albümümden şarkılar olacak.

Share.

Comments are closed.