Duygu Asena Roman Ödülü 2026 Başvuruları Açıldı Türkiye’de kadın hakları, özgürlük ve eşitlik konularında öncü çalışmalarıyla tanınan değerli yazar Duygu Asena’nın anısını yaşatmak amacıyla düzenlenen Duygu Asena Roman Ödülü, 2007 yılından bu yana her yıl edebiyat dünyasının başarılı romanlarını ödüllendiriyor. Bu ödül, kadınların yaşadığı zorluklara dikkat çeken, onların sesini edebiyata taşıyan eserleri görünür kılmayı ve bu alanda üreten yazarları desteklemeyi amaçlıyor. Başvuru Koşulları Ödüle yalnızca roman türündeki eserler kabul edilmektedir. Adayların Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması gerekir. Eserin Türkçe yazılmış ve 2025 yılı içinde Türkiye’de yayımlanmış olması şarttır. Kadının toplumdaki yerini sorgulayan, kadınların yaşadığı sorunları edebiyata taşıyan eserler özellikle teşvik edilmektedir.…
Yazar: Kültür Sanat Haritası
Erdal Öz Edebiyat Ödülü 18. Yılında Üç Ayrı Kategoride! 2008 yılından bu yana edebiyatımıza değerli katkılar sunan Erdal Öz Edebiyat Ödülü, 18. yılında yenileniyor. Bugüne dek pek çok yazar, şair ve denemeciye takdim edilen ödül, 2026’dan itibaren üç ayrı kategoride düzenlenecek. Son başvuru tarihi: 30 Nisan 2026 Erdal Öz Edebiyat Ödülü Can Yayınları’nın kurucusu Erdal Öz’ün anısını yaşatmak ve Türk edebiyatının gelişimine katkıda bulunmak amacıyla verilen ödül, 2008-2024 yılları arasında bir tür “onur ödülü” işlevi gördü. 2026’dan itibaren aynı başlıkla devam edecek bu ödül, Türk edebiyatına uzun yıllar eserleriyle katkıda bulunmuş yazar, şair, denemeci ve eleştirmenlere sunulacak. Onur ödülü, Erdal…
“Suya” Biraz alaturka, biraz elektronik, biraz da etnik tını… Hepsi birleşince ortaya ne çıkar? Narel Collective, ilk şarkısı Suya’da tam da bunu yapıyor. Türler, tonlar ve makamlar arasında dolaşıyor; sözünü söylüyor ve kuralları bir kenara bırakıyor. Girişte duyulan ney sesi, şarkının duygusal derinliğine bir hazırlık gibi; ardından o yakıcı sözler geliyor: “Gittiğin uzaklardan bir avuç toprak gönder, yeşertecek bir şey lazım…” https://youtu.be/huN6DgjqWn0 Sözler arasında boşluk yok; çünkü son yıllarda hayat da bize nefes alacak bir boşluk bırakmıyor. Şarkı hayattan doğuyor ve nefesini arıyor. Yalnızlaşan, kuraklaşan bir yerin içinde; uzaklardaki birine duyulan özlem, dünyanın geldiği halle bütünleşiyor: “Gelemedim affet, üstümüzden gitmiyor…
Elif Sanchez, ‘Me Skotose Giati Tin Agapousa’ teklisi ile tüm dijital platformlarda! Elif Sanchez, en son aşkın tüm katmanlarını keşfe çıktığı; kendi yazdığı Türkçe, İngilizce ve İspanyolca şarkılardan oluşan Stages of Love albümü ile, ayrıca Kırmızı Buğday ve Ayrılıq teklileriyle müzikseverlerle buluşmuştu. Müzisyen bir aileden gelen ve 10 yaşına kadar ailesinden aldığı müzik eğitiminin ardından İstanbul Devlet Konservatuvarı’ndan “Üstün Başarı Ödülü” ile mezun olan Sanchez, 2017’de Bill Pierce Ödülü ve Akdeniz Müzik Enstitüsü Ödülü’nü kazanarak Berklee College of Music’den mezun oldu. 2021’de kendi adını taşıyan ilk albümünü yayımlayan sanatçı, Türk Halk Müziği, Klasik Müzik ve Caz eğitimini harmanladığı tarzıyla Anadolu…
Oscar’a aday gösterilen yazar ve yönetmen Maggie Gyllenhaal’dan, başrollerinde Jessie Buckley ve Christian Bale’in yer aldığı ‘Gelin!’ filmi geliyor. Dünyanın en etkileyici hikayelerinden birine cesur ve başkaldırıcı bir yorum katan film, TME Films dağıtımıyla 6 Mart’ta sinema salonlarında ve IMAX salonlarında yerini alacak. Filmin 3 Mart Salı günü saat 10.30’da Paribu Cineverse Akasya AVM’de gerçekleştirilecek basın gösteriminde sizleri aramızda görmekten mutluluk duyarız. 1930’ların Chicago’suna yolu düşen yalnız bir Frankenstein (Christian Bale), kendisine hayat arkadaşı yaratması için çığır açan bilim insanı Dr. Euphronious’un (Annette Bening) kapısını çalar. İkilinin, öldürülmüş genç bir kadını yeniden hayata döndürmesiyle Gelin (Jessie Buckley) doğar. Ancak bu…
Ahmet Sami Özbudak’ın kaleme aldığı, Emrah Eren’in rejisini üstlendiği “Şebbaz” adlı tiyatro oyununda; gölge oyunu ile gerçek oyunculuğu harmanlayarak sahnede bambaşka bir dünyakuruyor. Erdem Akakçe ve Fatih Koyunoğlu oyunculuklarıyla dikkat çekiyor. Tiyatro Hayali’nin son oyunu “Şebbaz”, dönemin nüfuzlu isimlerinden Muhterem Bey’in torununun sünnet töreninde, yıllardır küs olan iki şebbaz Turna ile Mehmet’in imzasını taşıyan “Ejderha ve Balık” oyununun sahnelenmesiyle başlar. Oyunda ortaya çıkan sırlar Muhterem Bey’i öfkelendirir ve ikiliyi İstanbul sokaklarında tek gecelik bir kaçışa sürükler. Ahmet Sami Özbudak’ın yazdığı, Emrah Eren’in yönettiği oyunda, gösteriyi kimin sahneye koyduğunu ortaya çıkarmaya dek süren bu gece boyunca, Turna ve Mehmet’in geçmişleri ve kimlikleri de peşlerini…
Sanatçı Payam Latifi, zleyiciyi renkli desenlerin altına bakmaya, gizlediklerimiz ve tamir ettiklerimizle yüzleşmeye davet eden Halı Altına Süpürülenler Sergisi’nde köken, kimlik, görünmezlik ve sevme/sevilme hallerini soyut bir anlatı üzerinden kuruyor. PAYAM LATİFİ’NİN CAM DİKENLİ HALILARI İLE BAŞKENTTE BİR YÜZLEŞME SERGİSİ Payam Latifi’nin ‘Halı Altına Süpürülenler’ başlıklı sergisi başkentte açıldı. Sergi açılışında sahne alan flamenko dansçısı Olga Lugovskaya’nın sergiye özel koreografisi büyük beğeni topladı. Sanat pratiğini cam, seramik ve karışık malzemelerle sürdüren Payam Latifi, İran halıları ve camla “esaret” ve “özgürleşme” kavramları üzerinden soyut bir evren kuruyor. Camın kırıldığı yerden ışığı yansıttığı bu soyut evren, izleyiciyi bir iç monoloğun tanığına dönüştürürken…
“IT FROM BIT” Yonca Karakaş, “IT FROM BIT” ile gerçekliğin bilgisel temellerini ve insanın kendi kurduğu anlam dünyasındaki konumunu estetik bir düzlemde tartışmaya açıyor. Çağdaş fiziğin ve varoluş felsefesinin sarsıcı zemininde yükselen “IT FROM BIT”, izleyiciyi John Archibald Wheeler’ın enformasyonel ontolojisi ile Martin Heidegger’in varoluşsal analizleri arasında bir yolculuğa davet ediyor. Sergi, Wheeler’ın fiziksel olanın en temelde bilgisel ayrımlardan türediğini savunan “It from Bit” önermesini merkezine alırken; Heidegger’in insanın kendi kurduğu anlam dünyasına düşerek onu doğal sanma eğilimini ifade eden “Verfallenheit” kavramıyla bu yapıyı derinleştiriyor. Karakaş’ın sanat pratiği, gerçekliği temsil etmek yerine onun nasıl inşa edildiğini görünür kılıyor. Sanatçının üretiminde…
Allegro; İda (Hilal Tayfun) ve Ali Atmaca resim sergisi Doku Sanat Galerileri’nde 14 Mart tarihine kadar izlenebilir. “Usta ile çırak arasındaki bağın nadir bir tanıklığı: yıllar boyunca aynı atölyenin çatısı altında şekillenen İda ve Ali Atmaca’nın ilk ortak sergisi.” Usta ile çırağın insanlık, dostluk, kitaplar, filmler, hayat ve aşk üzerine tartışmaları yanında, dert, tasa, kahkaha, şarap, renk, türküler, klasik müzik ve caz ile geçen atölye günleri… Allegro, bu uzun günlerde yan yana asılmış tuvallere çizilen figürlerin, sanatçıların dostluğunun heyecanıyla ortaya saçılan canlı, neşeli oynak bir çarpışması… Ali Atmaca mağara resimlerinden yola çıkarak oluşturduğu renkli ve figüratif çizgisinde, her yeni sergisini…
METROHAN’DA ALAYLI DÜŞÜNCENİN İZİ! Kendi kendine öğrenmenin, birlikte üretmenin ve alaylı düşüncenin izini süren “Oda Oda” sergisi Metrohan’da açıldı! İBB Kültür ve İBB Miras’ın destekleriyle düzenlenen sergi, Atölye20’de yıllar boyunca birlikte üreten altı sanatçının heykel ve resimlerini bir araya getiriyor. Sergi tasarımı Sevgi Karay ve Deniz Coşkun tarafından yapılan “Oda Oda” sergisi, her odada Ali Yaycıoğlu, Arzu Ertekin, Emre Baloğlu, Nilüfer Şatana, Özlem Başer ve Pembe Tüzüner’in yapıtlarıyla, alaylı düşüncenin kırılgan ama dirençli yaratıcılığını ve kolektif emeğin gücünü görünür kılıyor. “Oda Oda” sergisi, 29 Mart’a kadar pazartesi hariç her gün 10.00-18.00 saatleri arasında Metrohan’da ücretsiz olarak ziyaret edilebilir. Metrohan’ın tarihî…
