Mayıs Ayı Kitaplarından Seçmeler…

0

BİLGİ YAYINEVİ

 

Kendine Ait Bir Oda

Yazan: Virginia Woolf

Çeviri: Ceren Ceylan

Yazıldığı günden beri kadın hareketi için güncelliğini yitirmeyen Virginia Woolf’un Kendine Ait Bir Oda’sı ataerkil zihniyete meydan okuyan bir manifesto niteliğinde. Woolf’un “Kadınlar ve Kurgusal Yazın” üzerine kadınlara özel iki üniversitede yaptığı konuşmaların derlemesi olan bu eser, dünün kadınlarının bugünün kadınlarına bir armağanı…

 

 

 

Martin Eden

Yazan: Jack London

Çeviri: Sezen Kiraz

Otobiyografik özellikler taşıyan Martin Eden, Jack London’ın en önemli ve özgün karakterlerinden biri sayılabilir. San Francisco’da geçen bu roman, sıradan bir denizciyken edebiyata ve aşka dair hayallerinin peşine düşerek yepyeni bir hayata yelken açan genç bir adamın hikâyesini anlatır. Peki, Martin Eden, hayal ettiği her şeye sahip olduğunda gerçek mutluluğa da erişebilecek midir?

 

 

 

Yakıcı Sır

Yazan: Stefan Zweig

Çeviri: Ebru Akyürek

Stefan Zweig’ın eşsiz romanı Yakıcı Sır Bilgi Yayınevi etiketiyle raflarda…

“Çocuk olmak korkunç bir şey, merak dolu olmak fakat kimseye bir şey soramamak, sanki aptal veya yararsız bir şeymişsin gibi yetişkinlerin karşısında hep gülünç duruma düşmek… Ama ben bu sırrı öğreneceğim, hissediyorum, çok kısa zamanda öğreneceğim.”

 

 

CAN YAYINLARI

 

Polikuşka

Yazan: Lev Tolstoy

Çeviri: Mehmet Özgül

Savaş ve Barış, Anna Karenina gibi başyapıtlarıyla tanıdığımız Tolstoy’un, toprak kölelerinin hayatına ışık tuttuğu, derin psikolojik ve ahlaki analizler içeren Polikuşka öyküsü, türün en parlak örneklerinden biri. Gerçek bir olaydan esinlenen bu uzun öykü toprak kölesi Polikuşka’nın hikâyesini anlatır. Köyde sahtekârlıklarıyla tanınan Polikuşka’ya bir şans daha vermek isteyen toprak ağası hanımı, kasabaya ulaştırılmak üzere ona yüklü bir miktarda para emanet eder. Bütün bir köyün hayatını derinden sarsacak olayların fitili böylece ateşlenmiş olur.

 

 

Tipi

Yazan: Vladimirt Sorokin

Çeviri: Ergin Altay

Doktor Platon İlyiç Garin, gizemli bir salgının pençesindeki Dolgoye köyüne gitmek zorundadır.Bunun için güleryüzlü ve uysal kızakçı Perhuşa’yla beraber yola çıkar.Yanındaki aşı, bu korkunç hastalığın yayılmasını önleyecektir. Ancak aniden bastıran kar fırtınasıyla birlikte göz gözü görmemeye, tanıdık yollar örtülmeye başlar. Birkaç saatlik bir yolculuk, zamanın ve mekânın sonsuzluğa uzandığı, rastlantılarla hayallerin birbirine geçtiği destansı bir arayış halini alacaktır.

 

 

 

Ve Ateş Bizi Tüketiyor

Yazan: Murat Gülsoy

Mevsimlerin hızla değiştiği, hayatın akıp geçtiği bir kış gecesi kaybolan yaşlı komşusunu aramaya çıkan bir adam, yaşadığı mahallenin bildik sokaklarında tekinsiz bir yolculuğa sürüklenir. “78 Nova”nın kadife koltuklarından üniversitenin gizli dehlizlerine, zifirî karanlıktaki bir heykel sergisinden kendi filmini çekenlerin açık hava sinemasına, eski bir sarayın bahçesinden bağlar arasındaki hayalevineve nihayet yeraltındaki metro inşaatından ölüm kuyularına uzanan bu yolculukta kahramanımız hem yol boyunca karşılaştığı insanların hikâyelerinin bir parçası olacak hem de yaşlı komşusunun kim olduğunu öğrenecektir.

 

 

DOĞAN KİTAP

 

Ben, Babam ve Diğerleri

Yazan: Göktuğ Canbaba

Kocası tarafından terk edilen Sibel altüst olmuştur. Geçimini sağladığı düğün fotoğrafçılığından bezmiştir. Eğitimini aldığı heykeltıraşlığı yapmamaya da adeta yeminlidir; çocukken kendisini ihmal eden ve üstüne gizemli bir cinayete kurban giden heykeltıraş babasından nefret eder çünkü!

 

 

 

 

 

Delliâddem

Yazan: Margaret Atwood

Çeviri: Dilek Şendil

İnsan eliyle gelen kıyametin ardından sağ kalan Toby, insansız dünyanın yeni sakinlerine, Fluryagillere kaosun ve kaostan önceki zamanların öyküsünü anlatıyor. Saf ve çocuksu Flurya Çocukları, kötü niyetli ÇilePatlarcılar, gönülsüz peygamber KarAdamı Jimmy, Tanrı’nın Bahçıvanları, genetiğiyle oynanmış hayvanlar, domuzonlar, Çevik Tilki, DelliÂddemciler ve Şirketler bu yeni dünyada hayatta kalma mücadelesi verirken, tarih bir kez daha iyinin ve kötünün savaşını yazacaktır. Bu savaştan geriye kalan ise kadınların rahmindeki yeni yaşamdır.

 

 

Struma – Aşk Yolcusu

Yazan: Bahar Feyzan

Tarihimizin en trajik olaylarından Struma’nın ve imkânsız bir aşkın hikâyesi… Struma’da yer bulabilenler yaşama ümidiyle yola çıktılar, yakın tarihimizdeki en trajik olaylardan birinin kurbanı oldular. Aralarından ikisi, aynı zamanda aşklarıyla da sarılmışlardı kurtuluşumuduna. Bahar Feyzan bu zor öyküyü anlatma işini cesaretle üstlenmiş. – Murat Yetkin

 

 

 

 

 

EVEREST YAYINLARI

Antabus

Yazan: Seray Şahiner

Leyla’yı çok iyi tanıyoruz. Sadece gazetelerin üçüncü sayfa haberlerinden değil; kendimizden, ailemizden, yakın çevremizden, komşularımızdan… Leyla, başına buyruk olmasının önüne engeller konularak tek başına bırakılmış… Antabus, Leyla ile birlikte, ona bakıp görmezden gelenleri de anlatıyor. Seray Şahiner, Antabus romanında bir “iç sesler” geçidiyle baş başa bırakıyor okuru. Susturulduğu için kendi kendine konuşan kadınların romanı bu.

 

 

 

 

Gece Çiçeği İstanbul

Yazan: Nazlı Eray

Aldıkları biletlerle masal dünyasına giren Nazlı ve Osman’ı olağanüstü serüvenler beklemektedir! Roman kahramanı gibi arzıendam eden İstanbul, şehrin semtlerini gölgesiyle karartmış bir dev, “Hayatım roman,” diyerek yazar olup şöhrete kavuşan bir begonya, büyüyle mavi bir el sabununa çevrilen prenses, pasta evde yaşayan Kukuman Kadın, yanlışlıkla kanaryaya dönüşen Nazlı’yla Osman, kafes arkadaşları Hezarfen Ahmet Çelebi ve daha niceleri…

 

 

 

Ölümün Mavi Işığı

Yazan: Per Olov Enquist

“İnsan sevdiğiyle karanlığını paylaştığında öyle güçlü bir ışık çıkar ki aşk doğar, ama bazen de ölüm. Bunu bilmen gerekiyor, Marie! Bu ölümcül mavi ışığı gördün!” Enquist, iki kadının trajedisine ve kader ortaklıklarına odaklanıyor: Ünlü nörolog Charcot’nun hastası, “histerikler kraliçesi” lakaplı Blanche Wittmann ve iki Nobel ödülü sahibi bilim kadını Marie Curie.

 

 

 

 

İLETİŞİM YAYINLARI

Althusser ve Biz

Yazan: Aliocha Wald Lasowski

Althusser ve Biz, onun öğrencisi olmuş, onunla aynı siyasal ve kültürel iklimi paylaşmış, günümüzün önemli düşünür ve yazarları arasında yer alan yirmi isimle gerçekleştirilmiş söyleşilerden oluşuyor. Onun mirasını güncelleme girişimleri olarak okunabilecek bu söyleşiler kimi zaman Althusser’in katkılarına vurgu yaparken kimi zaman da ona eleştirel bir üslupla yaklaşıyor.

 

 

 

 

 

Onlar Daha Çocuktu

Yazan: Aytekin Yılmaz

Aytekin Yılmaz, Onlar Daha Çocuktu’da çocuk yaşta savaşmaya mecbur bırakılmış; dağda ya da hapishanede yetişkinlerin aldıkları infaz kararlarına kurban gitmiş çocukların öykülerini kişisel tanıklıklar ve güvenilir anlatımlarla gözler önüne seriyor. Türkiye siyasi tarihinin kapanmamış yaralarını esaslı bir eleştiri ve özeleştiriyle ele alan Yılmaz, suskunluğa mahkûm edilmiş çocukların yürek burkucu öykülerini anlatırken şiddetsiz siyasetin bir imkândan öte zaruret olduğunu hatırlatıyor.

 

 

 

 

Sanat ve Edebiyat Yazıları – II

Yazan: Murat Belge

Sanat ve Edebiyat Yazıları’nın ikinci cildinde Murat Belge, romandan resime, musikiden sinemaya oldukça geniş bir alanda kalem oynatıyor. Safveti Ziya ve Vecihi gibi bugüne kadar ihmal edilmiş romancılardan Nurullah Ataç ve Fethi Naci gibi bir döneme damgasını vurmuş eleştirmenlere; Shakespeare’den Mary Shelley’ye, Paul Cézanne’dan Alexander Nevski’ye insanlığın kültürel hafızasında kalıcı izler bırakmış olan yazar ve sanatçıların eserlerine eleştirel bir dikkatle eğilen Belge’nin yazıları estetik alanındaki güncel ve tarihsel meselelere zengin bir içerikle ışık düşürüyor.

 

 

 

YAPI KREDİ YAYINLARI

 

Berta Isla

Yazan: Javier Marías

Çeviri: Neyyire Gül Işık

Berta Isla’yla Tomás Nevinson çok genç yaşta tanışır Madrid’de, kısa süre sonra da hayatlarını birlikte geçirmeye karar verirler, ne ki ilişkilerinin önce kesintili geçeceği, ardından da kopacağı akıllarına gelmez. Dil ve aksanları taklit etme konusunda inanılmaz bir yeteneğe sahip olan Tomás Oxford’da öğrenim gördüğü sırada bu özelliğiyle “Krallık”ın dikkatini çeker. Tam bu sıralarda, bir gün, başına gelenler hem onun hem de karısı Berta’nın geleceğini belirleyecektir…

 

 

 

 

Nefaset Lokantası

Yazan: Tuğba Doğan

Bir ay önce, on altı yıldır çalıştığı gazeteden kovulmasının ardından Türkiye’yi terk edip Rio de Janeiro’ya yerleşme kararı alan gazeteci Salih’i, yıllardır müdavimi olduğu Nefaset Lokantası’nda, neredeyse ailesi haline gelen lokanta sahiplerinin düzenlediği veda yemeğinde başka bir “sonun başlangıcı” beklemektedir. Salih’in, kendi deyimiyle “zehirlenmiş bir topraktan” gitme hayali önce bir geçmiş aşk hikâyesine, sonra çocukluk hikâyesine takılır.

 

 

 

 

 

Övgü

Yazan: Rachel Cusk

Çeviri: Lâle Akalın

Bir edebiyat festivaline katılmak için Brexit’in gölgesindeki İngiltere’den Avrupa’nın güneyindeki bir ülkeye seyahat eden romancı Faye, etkinlikler için çeşitli mekânlar arasında mekik dokurken bir yandan da yazarlar, yayıncılar, çevirmenler ve gazetecilerle sohbet eder. Günümüzde sanatın ve edebiyatın işlevi, evlilik ve aile, özgürlük ve adalet gibi konulara temas eden bu konuşmaların her biri, bir romanın derinliğine sahip öyküler meydana getirir.

 

 

 

 

Share.

About Author

Comments are closed.